Çavlum Höyük Hakkında
Tarihçe ve Gelişim
Çavlum Köyü, Eskişehir il merkezinin doğusunda, Alpu yolu üzerinde ve merkeze 16 km uzaklıkta yer almaktadır. Köyün batısında bulunan Çavlum Mezarlık Kazısı çalışmalarına 1999 yılında başlanmış ve Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim elemanları ile öğrencileri tarafından dört yıl sürdürülmüştür. Kazılar sonucunda, bu alanın Orta Tunç Çağı'na (M.Ö. II. binin ilk çeyreği, yaklaşık M.Ö. 18. yüzyıl ortaları) tarihlenen extramural (yerleşim dışı) bir mezarlık olduğu anlaşılmıştır. Mezarlığa ait yerleşim yeri yüzey araştırmalarında tespit edilememiş olsa da, Çavlum Köyü'nün 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli olması ve açılan çukurlardan anlaşıldığı üzere bir höyük üzerinde kurulu olduğu düşünüldüğünde, Orta Tunç Çağı yerleşiminin bugünkü köyün altında olabileceği değerlendirilmiştir.
Mimari ve Özellikler
Çavlum Mezarlığı'nda toplam 73 adet küp mezar tespit edilmiş ve beş farklı mezar tipi belirlenmiştir: küp mezar, çömlek mezar, taş sanduka mezar, oda mezar ve basit toprak mezar. Küp mezarların çoğunun ağzı kapak taşları ile kapatılmış, bazılarında ise kapak olarak ikinci bir küp veya çömlek kullanılmıştır. Çömlek mezarlar tek veya iki çömlekten oluşurken, taş sanduka ve oda mezar tipinden birer adet, basit toprak mezardan ise altı adet bulunmuştur. Mezarlarda tekli, ikili, üçlü, dörtlü ve altılı olmak üzere çoklu gömüler yapıldığı görülmektedir. Antropolojik incelemelere göre 110 bireye ait kalıntıya ulaşılmıştır. Gömüler genellikle hoker (ana rahmindeki gibi) pozisyonunda ve doğu-batı yönünde yapılmış olup, 101 birey inhumasyon (gömme), 9 birey ise kremasyon (yakma) ile defnedilmiştir.
İşlev ve Faaliyetler
Çavlum Mezarlığı, Orta Tunç Çağı'nda bölgede yaşayan topluluğun ölü gömme gelenekleri ve inançları hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Mezarlara bırakılan ölü hediyeleri, toplumun sosyal yapısı ve ticari ilişkilerine dair ipuçları taşır. Mezar buluntuları arasında pişmiş toprak eserler (küpler, çömlekler, testiler, vazolar, ibrikler, çanaklar, fincanlar, ağırşaklar), metal eserler (küpeler, halkalar, iğneler, kolye taneleri, boncuklar, sarmal levhalar), aşık kemikleri ve mühürler yer almaktadır. Özellikle biri lületaşı, diğeri fayans malzemeden yapılmış iki mühür dikkat çekicidir. Fayans mühür scarabe (bok böceği) biçimli olup, üzerinde Sümer Tanrıçası Ninhursag'ın sembolü olan "omega (Ω)" işareti bulunmaktadır. Bu mühür, malzeme, form ve bezemesi ile Anadolu'daki bilinen örneklerden farklıdır. Buluntuların mezarlardaki konumları (küp içi, kapak taşı yanı, iskeletin göğüs/kulak/boyun hizası gibi) ölü hediyelerinin nasıl bırakıldığını göstermektedir. Bu hediyelerin bırakılmasında cinsiyet veya yaş ayrımı yapılmadığı anlaşılmıştır.
Kültürel Önem
Çavlum Mezarlığı, Orta Tunç Çağı mezarlıkları arasında sayısal ve nitelik olarak Anadolu arkeolojisinde önemli bir yer tutmaktadır. Ele geçen eserler ve gömü gelenekleri, bölgenin M.Ö. 18. yüzyıldaki kültürel yapısını anlamamıza katkı sağlar. Yapılan antropolojik araştırmalar, burada yaşayan insanların çoğunluğunun Doğu Akdeniz kökenli olduğunu göstermiştir. Kazı sonuçları, "Çavlum" isimli bir kitapta toplanmış ve Anadolu Üniversitesi tarafından 2005 yılında yayımlanmıştır. Bu çalışma, alanın bilimsel değerini belgeleyerek, Eskişehir ve çevresinin tarih öncesi dönemine ışık tutmaktadır.