Karakedi Bozacısı Hakkında
Tarihi ve Kimliği
Eskişehir’in en köklü işletmelerinden biri olan Karakedi Bozacısı, 1925 yılında Arnavutluk’tan göç eden Hacı Avni Efendi tarafından kurulmuştur. Köprübaşı’ndaki yerinde yaklaşık bir asırdır kesintisiz hizmet veren mekan, Eskişehir’in kültürel kimliğiyle o kadar özdeşleşmiştir ki, "Eskişehir'de boza Karakedi'de içilir" sözü bir şehir geleneğine dönüşmüştür. Dört kuşaktır aile işletmesi olarak devam eden bu durak, şehrin hem geçmişini hem de bugününü aynı bardakta buluşturur.
Geleneksel Boza Sanatı
Karakedi Bozacısı'nı farklı kılan, bozasının üretim tekniği ve kıvamıdır. Mısır, darı ve şeker kullanılarak hazırlanan boza, "mermer tipi" olarak adlandırılan, oldukça koyu ve pürüzsüz bir dokuya sahiptir. Bekletilme süresine bağlı olarak hafif ekşimsi veya tatlı dengesiyle sunulan bu şifa kaynağı, tamamen doğal yöntemlerle hazırlanır. Eskişehir'de boza sadece bir kış içeceği değil, Karakedi sayesinde her mevsim aranan bir ritüeldir.
Lezzet Profili ve Sunum
Bozanın lezzet profili; darının verdiği yoğun aroma ve fermente tadın ferahlığı üzerinedir. Sunumda ise Karakedi’nin vazgeçilmez bir standardı vardır: Boza bardağa doldurulur, üzerine bolca tarçın eklenir. Karakedi’nin bir diğer önemli özelliği ise bozanın yanında leblebi satılmamasıdır; geleneksel olarak boza burada tek başına veya üzerine eklenen tarçınla içilir. İsteyen misafirler bozanın yanında mekanın bir diğer meşhur ürünü olan ev yapımı dondurmalarını da tercih edebilirler.
Mekân Atmosferi
Köprübaşı’ndaki Karakedi Bozacısı, kapısından girdiğiniz an sizi onlarca yıllık bir zaman yolculuğuna çıkarır. Duvarlarda asılı duran tarihi fotoğraflar, eski gazete kupürleri ve mekanın o kendine has nostaljik kokusu, esnaf kültürünün en saf halini yansıtır. Genellikle ayakta veya dükkanın önündeki kısa molalarla tüketilen boza, mekanın hızlı ve dinamik ruhunu besler. Gösterişten uzak, sadece lezzete odaklanan bu mütevazı dükkan, şehrin en gerçek buluşma noktalarından biridir.