Osmangazi Üniversitesi Zooloji Müzesi Hakkında
Tarihçe ve Gelişim
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde kurulan Zooloji Müzesi, Türkiye'nin önemli doğa tarihi koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapmaktadır. Müze, başta Prof. Dr. Ali Demirsoy olmak üzere, Prof. Dr. Ömer Küçüködük, Prof. Dr. Ümit Şahin ve Prof. Dr. Hikmet Sami Yıldırımlı gibi değerli akademisyenlerin 1970'li yıllardan itibaren başlattıkları sistematik bilimsel arazi çalışmaları ve örnek toplama faaliyetleri sonucunda oluşan zengin bir koleksiyonun bir araya getirilmesiyle hayata geçirilmiştir. Bu uzun soluklu çabanın bir ürünü olarak müze, üniversitenin Meşelik Yerleşkesi'nde hizmet vermektedir.
Mimari ve Özellikler
Müze, üniversite yerleşkesi içinde özel olarak tasarlanmış bir birimdir. Koleksiyon, bilimsel yöntemlerle (taksidermi, alkol ve kuru preparatlar gibi) hazırlanmış ve koruma altına alınmış binlerce örnekten oluşmaktadır. Sergileme, modern müze anlayışına uygun olarak, örneklerin sistematik bir düzen içinde, etiketli ve bilgilendirici panolarla desteklenmiş şekilde yapılmaktadır. Müze içindeki düzenleme, ziyaretçilere hem görsel bir şölen sunmakta hem de eğitici bir yol haritası çizmektedir.
İşlev ve Faaliyetler
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Zooloji Müzesi'nin birincil işlevi bilimsel araştırma ve eğitimdir. Müze, Biyoloji Bölümü öğrencileri ve araştırmacıları için vazgeçilmez bir uygulama ve çalışma laboratuvarıdır. Türkiye faunasına ait omurgalı ve omurgasız hayvan örnekleri burada bilim insanlarının incelemesine sunulur. Aynı zamanda, halka ve özellikle ilk ve orta öğretim öğrencilerine yönelik olarak biyolojik çeşitlilik, ekoloji, evrim ve koruma biyolojisi konularında farkındalık kazandırmayı amaçlayan bir eğitim merkezidir. Rehberli turlar ve eğitim programları düzenleyerek toplumu bilgilendirir.
Kültürel Önem
Müze, Eskişehir'in kültürel ve bilimsel mirasının önemli bir parçasıdır. Bölgenin ve ülkenin zengin biyolojik çeşitliliğini somut olarak belgeleyen ve gelecek nesillere aktaran bir hafıza kurumudur. Sadece akademik camiaya değil, şehrin sakinlerine ve ziyaretçilerine kapılarını açarak, bilimin toplumla buluşmasına aracılık eder. Bu özelliğiyle, Eskişehir'in bir üniversite şehri olma kimliğini pekiştiren, kent turizmine ve kültür envanterine katkı sağlayan önemli bir bilim merkezi konumundadır.