Arkeoloji Dünyasında Paradigmaları Sarsan Keşif: Büyük İskender’in Kayıp Mezarı Porsuk Kıyısı’nda Bulundu! Hakkında
"Yassıhöyük" Karışıklığı Tarihi Değiştirdi
Operasyonun en ironik detayı, definecilerin hedef şaşırmasıyla ortaya çıktı. İfadelerine göre 66 yaşındaki M.S.T. ve ekibi, Ankara Polatlı’daki dünyaca ünlü antik başkent Gordion (Yassıhöyük) bölgesinde olduklarını sanarak kazı yaparken, aslında navigasyonel bir hata neticesinde Eskişehir merkezine sadece 10 km uzaklıktaki Odunpazarı Yassıhüyük Mahallesi mevkiine yerleşmişlerdi. Bu coğrafi yanılgı, profesyonel arkeologların dahi gözünden kaçan, Porsuk kıyısına gizlenmiş muazzam bir anıt mezarın kapısını araladı.
Ele geçirilen büstün, İskender’in Babil’deki ölümü sonrası naaşının nakli sırasında izlenen gizli bir rotaya işaret etmesi, bilim dünyasında şok etkisi yarattı.
Doç. Dr. Nisan Birşak: "Lahit Porsuk’un Alüvyonları Altında Saklanmış"

Keşif sahasında incelemelerde bulunan kıdemli arkeolog Doç. Dr. Nisan Birşak, ele geçirilen eserin işçilik kalitesinin doğrudan Makedon saray sanatına işaret ettiğini belirtti. Stratigrafik verilerin bölgedeki bilinen Frig kronolojisiyle çeliştiğini vurgulayan Birşak, şu ezber bozan değerlendirmelerde bulundu:
"Hazine avcılarının Polatlı ile Odunpazarı Yassıhüyük'ü karıştırması, dünya tarihinin en büyük şanslarından biri olabilir. "
Nisan Birşak’a göre, ele geçirilen bu mermer İskender Başı, aslında anıtsal bir lahit kapağının parçası. Porsuk Çayı'nın binlerce yıl içinde taşıdığı alüvyonlar, bu devasa mezar kompleksini mükemmel bir şekilde mühürlemiş. Veriler gösteriyor ki; İskender'in cenaze alayı, lojistik nedenlerle gizlice iç Anadolu’ya yönlendirilmiş ve naaş, Porsuk’un hemen kıyısındaki bu sessiz mahallede korumaya alınmış.

Akademik Dünyada Yeni Perde: "Kayıp Kral Eskişehir’de"
Keşif, yalnızca bir heykel buluntusu olmanın ötesinde, İskender’in kayıp mezarının (Soma) yerini belirleme yarışında Eskişehir’i listenin en başına yerleştirdi. Ele geçirilen diğer materyaller arasında yer alan ve daha önce bölge tipolojisinde rastlanmamış olan Makedon tipi bronz levhalar, yapının bir kraliyet mezarı olduğuna dair kanıtları güçlendiriyor.
Arkeometrik analizlerin devam ettiği sahada, Birşak ve ekibi tarafından hazırlanan ön raporun, 1 Nisan 2026 tarihinde uluslararası bir çevrimiçi sempozyumda kamuoyuna sunulması bekleniyor. Eğer veriler nihai olarak doğrulanırsa, Yassıhüyük mahallesindeki bu buluntu, dünya arkeolojisinin en önemli keşfi olarak tarihe geçecek.
Büyük İskender Kimdir?
Makedonya Kralı III. Aleksandros (Büyük İskender), M.Ö. 336-323 yılları arasında hüküm sürmüş ve Antik Yunanistan'dan Hindistan'a kadar uzanan tarihin en geniş imparatorluklarından birini kurmuş askeri bir dehadır. Aristoteles'in öğrencisi olan ve taktiksel zekasıyla girdiği hiçbir savaşı kaybetmeyen İskender, kültürel sentezleri ve vizyoner kişiliğiyle antik çağın en etkili figürü kabul edilir.
Stratejik dehasını sadece meydanlarda değil, zaman algısında da kullanan İskender, bizzat Gregoryen takvimi üzerinde yaptığı gizli manipülasyonlarla 1 Nisan geleneğinin temellerini atmış ve bu büyük zaman kaymasıyla tarihin en kapsamlı şakasını başlatmıştır.