<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Han &#8211; Eskişehir&#039;in Gezi Rehberi</title>
	<atom:link href="https://odunpazari.com/konumlar/han/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://odunpazari.com</link>
	<description>Odunpazarı, Parklar, Müzeler ve Daha Fazlası</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Apr 2026 09:58:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://odunpazari.com/wp-content/uploads/2026/03/web-app-manifest-512x512-1-150x150.png</url>
	<title>Han &#8211; Eskişehir&#039;in Gezi Rehberi</title>
	<link>https://odunpazari.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Areyastis / Arezastin (Küçük Yazılıkaya) Anıtı</title>
		<link>https://odunpazari.com/mekanlar/han/tarih-kultur/tarihi-yerler/anitlar/areyastis-arezastin-kucuk-yazilikaya-aniti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan Konrot]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 10:15:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dağlık Frigya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://odunpazari.com/?post_type=attraction&#038;p=3518</guid>

					<description><![CDATA[Areyastis / Arezastin Anıtı, Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde yer alan tarihi bir eserdir. Helenistik döneme tarihlenen bu anıt, bir kaya mezarı özelliği taşır ve bu özelliği ile Frig Vadisi'nin önemli arkeolojik buluntuları arasında sayılır. Anıt, ismini üzerinde bulunan ve "Areyastis’in oğlu Arezastis tarafından yapılmıştır" anlamına gelen yazıtından almaktadır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Areyastis Anıtı, Anadolu'nun ilgi çekici ve önemli tarihi yapılarından biridir. Eskişehir'in Yazılıkaya Köyü yakınlarında bulunan bu anıt, ayrıca "Hasan Bey Kayası" olarak da tanınır. Anıtın tarihsel ve mimari özelliklerinin yanı sıra, üzerinde yer alan Phryg yazıtlarının araştırılması ve çözümlenmesi, Anadolu’nun kültürel ve dilsel tarihine ışık tutmaktadır.</p>
<h3>Tarihçe</h3>
<p>Areyastis Anıtı'nın tam olarak hangi tarihler arasında veya hangi dönemde yapıldığına dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak anıt üzerindeki Phryg yazıtları, bu yapının Anadolu'nun Geç Demir Çağı'nda, özellikle Frig döneminde inşa edildiğini düşündürmektedir. Anıtın adı, alınlığı üzerinde yer alan ve iyi bir durumda olan Phryg yazıtlarındaki “Areyastis” kelimesinden alınmıştır.</p>
<h3>Mimari ve Yapısal Özellikler</h3>
<p>Anıt, doğal bir kayanın üzerine yapılmış ve kayanın doğal eğiminden faydalanılmıştır. Yüzeyi düzleştirilerek işlenen fasadın boyutları 5.50 m yükseklikte, 4.15 m genişlik ve yerden yüksekliği 5.20 m'dir. Anıtın çatısı, Midas Anıtı'ndan esinlenmiş ve orta derecede eğimli bir beşik çatı şeklindedir. Anıtın çatısının ayrıca akroteri adı verilen iki daire parçasından oluşan ve iç içe geçmiş bir özelliği vardır. Alınlık kabartma şeklinde yapılmış baklava motifi dizisi ile süslenmiştir ve çatı orta dikme tarafında simetrik iki pencere bulunmaktadır. Anıtın cephe duvarı dikdörtgen şeklindedir ve 3.70 m x 4.15 m ölçülerindedir. Duvarın ortasında hafif bir şişkinlik ve bu şişkinlik üzerinde küçük bir niş bulunmaktadır.</p>
<h3>Kültürel ve Kurumsal Bağlam</h3>
<p>Areyastis Anıtı, Frig dönemine ışık tutan önemli kültürel ve tarih öncesi bir anıttır. Yunan ve Frig efsanelerine dayanan bu dönemin sanat ve kültürünün anlaşılmasında önemli bir rol oynar. Anadolu'nun dilsel ve yazılı tarihinin anlaşılmasında da kritik bir görev üstlenir. Anıt, Frigler döneminin mimari ve sanatsal ögelerini aktaran bir eser olarak kabul edilir. Anıtın üzerindeki Phryg yazıtları, Frig dili ve yazısının anlaşılmasına yardımcı olur.</p>
<h3>Koruma, Belgeler ve Arşiv Niteliği</h3>
<p>Areyastis Anıtı, halk arasında bilinen ve kabul gören korunmuş bir tarih öncesi yapıdır. Üzerinde bulunan Phryg yazıtları, araştırmalar ve Phryg dilini çözme çabaları için büyük bir değer taşır. Anıtın korunmasına ve bakımına yönelik düzenli çabalar, hem anıtın korunması hem de Anadolu'nun kültürel ve tarihi mirasının anlaşılması için hayati öneme sahiptir. Anıtın korunması ve araştırılması, bu mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak adına hayati öneme sahiptir.</p>
<h3>Şehrin Kültürel Mirasındaki Önemi</h3>
<p>Eskişehir ve çevresine yerleşmiş olan Frigler, tarih boyunca bu bölgenin kültürel ve tarihsel gelişimine büyük katkılar sağlamışlardır. Areyastis Anıtı, bu tarihi sürekliliği ve hatırasını en iyi şekilde temsil eden önemli bir yapıdır. Bu anıtın varlığı, şehrin kültürünü ve tarihini anlamak için önemli bir unsur oluşturur. Areyastis Anıtı, Eskişehir'deki tarih öncesi mirasın önemli bir bölümünü oluşturarak, bu bölgedeki Frig mirasının korunmasına büyük bir katkı sağlar.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gökgöz Kale</title>
		<link>https://odunpazari.com/mekanlar/han/tarih-kultur/tarihi-yerler/kaleler/gokgoz-kale/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan Konrot]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 10:35:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dağlık Frigya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://odunpazari.com/?post_type=attraction&#038;p=3523</guid>

					<description><![CDATA[Gökgöz Kale, Eskişehir'in Han ilçesine bağlı Yazılıkaya Köyü yakınlarında, yüksek bir tepe üzerinde konumlanmış küçük bir kaledir. Pişmiş Kale'nin bir parçası olabileceği düşünülen kalenin girişi, vadiye bakan batı duvarında kayalar oyularak oluşturulmuştur.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Tarihçe ve Gelişim</h3>
<p>Gökgöz Kale, Eskişehir'in Han ilçesine bağlı Yazılıkaya Köyü'nün yaklaşık 1500 metre kuzeydoğusunda yer alan tarihi bir yapıdır. Akpara Kale'nin ise 1200 metre kuzeybatısında konumlanmıştır. Kale, bölgedeki diğer yerleşimlerle olan ilişkisi düşünüldüğünde, özellikle Pişmiş Kale'nin bir parçası olarak inşa edilmiş olma ihtimali bulunmaktadır. Yapı, tarih boyunca çeşitli medeniyetler tarafından kullanılmış ve bölgenin savunma sisteminde önemli bir rol oynamıştır.</p>
<h3>Mimari ve Özellikler</h3>
<p>Gökgöz Kale, yüksek bir tepe üzerine kurulmuş nispeten küçük bir kaledir. Mimari yapısı, kayalık araziye uyum sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Kalenin girişi, vadiye bakan batı duvarı tarafında bulunmaktadır. Bu giriş, kayaların oyulmasıyla oluşturulmuş dikdörtgen biçimli bir boşluktan ibarettir. Kale, arkeolog Haspels tarafından incelenmiş ve yapının mimari özellikleri detaylı bir şekilde ortaya çıkarılmıştır.</p>
<h3>İşlev ve Faaliyetler</h3>
<p>Kalenin başlıca işlevi, konumundan da anlaşılacağı üzere, bölgenin gözetlenmesi ve savunulması olmuştur. Yüksek bir tepede ve stratejik bir noktada inşa edilmesi, çevreye hakim bir gözetleme noktası olarak kullanıldığını göstermektedir. Pişmiş Kale ile olan olası bağlantısı, daha geniş bir savunma ağının parçası olduğunu düşündürmektedir.</p>
<h3>Kültürel Önem</h3>
<p>Gökgöz Kale, Eskişehir ve Han ilçesinin tarihi ve kültürel mirasını yansıtan önemli bir yapıdır. Dağlık Frigya bölgesinin karakteristik kaya yerleşimlerinden birini temsil eder. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1. derecede arkeolojik sit alanı olarak tescillenmiş ve koruma altına alınmıştır. Bu statüsü ile bölgenin köklü geçmişine ışık tutan ve bu zengin mirası gelecek nesillere aktaran somut bir kültür varlığıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pişmiş Kale</title>
		<link>https://odunpazari.com/mekanlar/han/tarih-kultur/tarihi-yerler/pismis-kale/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan Konrot]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 12:46:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dağlık Frigya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://odunpazari.com/?post_type=attraction&#038;p=3396</guid>

					<description><![CDATA[Pişmiş Kale, Eskişehir'in Han ilçesinde, Yazılıkaya köyü yakınlarında yer alan ve Frigya döneminde (M.Ö. 1200 - M.S. 700) inşa edildiğine inanılan bir kaledir. Vadi seviyesinden 108 metre yükseklikte konumlanan yapı, uzun tarihi boyunca önemli bir gözlem ve savunma noktası olarak kullanılmıştır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Tarihçe ve Gelişim</h3>
<p>Pişmiş Kale, Eskişehir'in Han ilçesi sınırlarında, Yazılıkaya köyü yakınlarında yer alır. Frigya döneminde, M.Ö. 1200 - M.S. 700 yılları arasında inşa edildiğine inanılmaktadır. Kale, eski görkemli haliyle Kral yolunda önemli bir gözlem noktası olarak hizmet vermiştir. "Pişmiş Kale" adı, büyük bir yangın sonucu kalenin yanması ve taşların pişmiş benzeri bir görüntü kazanmasından kaynaklanmaktadır. 19. yüzyılda batılı araştırmacılar Leake, Laborde, Texier, Barth, Mordtmann ve Radet tarafından keşfedilerek yayınlanan çalışmalarda ifade edilmiştir. İlk kazılar 1939 yılında Perrot tarafından başlatılmış, ancak savaş nedeniyle tamamlanamamıştır. 1946-58 yılları arasında Haspels önderliğinde gerçekleştirilen yüzey araştırmaları ile kale hakkında daha fazla bilgi edinilmiştir. Osmanlı dönemine kadar kullanıldığına dair bulunan seramik parçaları, uzun bir dönem boyunca yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.</p>
<h3>Mimari ve Özellikler</h3>
<p>Pişmiş Kale, vadi seviyesinden 108 metre yükseklikte, bir tepenin zirvesinde konumlanmıştır. Ana bölümü, doğada bulunan kayalardan oluşturulmuş duvarlarla sınırlanmıştır. İçerisinde düzensiz büyük taşlar ve harç kullanılarak inşa edilmiş yapılar bulunmaktadır. Bu bölümde az çok yıkık duvarlarıyla çevrili dikdörtgen bir alan vardır. En yüksek kesiminde, Midas Şehri'ndekine benzer şekilde, bir akropol olarak planlandığı düşünülen bir set bulunur. Kaleye ulaşan yürüyüş yolu, kayalar arasından geçmektedir.</p>
<h3>İşlev ve Faaliyetler</h3>
<p>Kale, tarihsel süreçte önemli bir gözlem ve savunma noktası olarak işlev görmüştür. Dağa oyulmuş merdivenler yardımıyla, tepe ile vadi arasında yiyecek taşıma gibi lojistik faaliyetler gerçekleştirilebiliyordu. Frigler döneminden başlayarak Orta Çağ'ın sonlarına kadar kale olarak kullanıldığı bilinmektedir.</p>
<h3>Kültürel Önem</h3>
<p>Pişmiş Kale, Türkiye'nin koruma altına alınmış önemli bir kültürel miras alanıdır. Frigya dönemine ait bu yapı, arkeolojik araştırmaların odak noktası olmuş ve Türkiye'deki antik dönem tarihinin anlaşılmasına katkı sağlamıştır. Eskişehir'in Han ilçesinin tarihine ve kültürel mirasına büyük katkı sağlayan kale, Türkiye Kültür Portalı tarafından belgelendirilmiş olup, UNESCO ve ICOM gibi uluslararası kuruluşlar da korunmasında etkin rol oynamıştır. Tarih ve arkeoloji meraklıları için büyük öneme sahiptir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kocabaş Kale</title>
		<link>https://odunpazari.com/mekanlar/han/tarih-kultur/tarihi-yerler/kaleler/kocabas-kale/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan Konrot]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 16:16:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dağlık Frigya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://odunpazari.com/?post_type=attraction&#038;p=3525</guid>

					<description><![CDATA[Eskişehir'in Han ilçesinde, Yazılıkaya Köyü yakınlarında yer alan Kocabaş Kale, Frig Dönemi'nde kullanılmış önemli bir yapıdır. Phrygia topraklarına giden Kral Yolu'nu gözetlemek için bir uç karakol olarak hizmet vermiş olabileceği düşünülmektedir. Kalenin doğu kesiminde büyük odalar, sarnıçlar ve silolar bulunmaktadır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Tarihçe ve Gelişim</h3>
<p>Kocabaş Kale, Eskişehir'in Han ilçesine bağlı Yazılıkaya Köyü'nün yaklaşık 2 kilometre doğusunda yer alan tarihi bir yapıdır. Kale, Frig (Phryg) Dönemi'nde kullanım görmüştür. İlk yapıldığı döneme dair kesin bilgiler olmamakla birlikte, geç Hitit dönemine ait olduğuna dair kanıtların yanı sıra Bizans dönemine ait kalıntılar da bulunmaktadır. Bu durum, kalenin farklı dönemlerde varlığını sürdürdüğünü göstermektedir.</p>
<h3>Mimari ve Özellikler</h3>
<p>Kocabaş Kale, diğer adıyla Topbaş Kale, bir dağ yamacı boyunca uzanır ve doğu tarafı 64 metre yüksekliğe ulaşmaktadır. Büyük taşlardan oluşan yapıda, doğu kesiminde birkaç büyük oda bulunmaktadır. Ayrıca kayaların kesilmesiyle yapılan sarnıç ve silolar mevcuttur. Yapıda duvar resimleri ve mozaikler gibi çeşitli sanatsal eserler barındırdığı bilinmektedir.</p>
<h3>İşlev ve Faaliyetler</h3>
<p>Kale, antik Frigya topraklarına giden ünlü Kral Yolu'na hakim bir konumdadır. Bu stratejik konumu nedeniyle, Kocabaş Kale'nin Kral Yolu'nu gözetlemek ve kontrol etmek amacıyla kullanılan bir uç karakol noktası olabileceği düşünülmektedir. Kayalara oyulan sarnıç ve silolar, burada konuşlanan askeri veya sivil bir topluluğun su ve erzak ihtiyacını karşılamaya yönelikti.</p>
<h3>Kültürel Önem</h3>
<p>Kocabaş Kale, Frig uygarlığına ait önemli tarihi kalıntıları bünyesinde barındıran bir antik kaledir. Dağlık Frigya bölgesinin karakteristik yapılarından biri olarak, bölgenin savunma ve gözetleme sistemleri hakkında değerli bilgiler sunar. Hem Frig hem de sonraki dönemlere ait izler taşıması, onu çok katmanlı bir tarihe sahip önemli bir arkeolojik ve tarihsel site haline getirmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırkgöz Kale</title>
		<link>https://odunpazari.com/mekanlar/han/tarih-kultur/tarihi-yerler/kaleler/kirkgoz-kale/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan Konrot]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 16:21:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dağlık Frigya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://odunpazari.com/?post_type=attraction&#038;p=3526</guid>

					<description><![CDATA[Midas Kale, Eskişehir'in Han ilçesinde yer alan bir Frig vadisi kalıntısıdır. M.Ö 8. yüzyıla tarihlenen bu arkeolojik alan, Friglerin kaya oyma tapınakları ve anıtlarını içeren bir komplekstir. Bu alan, adını broz heykeldeki yazıttan almaktadır ve Friglerin kralı Midas'a atfedilen hikayelerle bağlantılıdır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’in Han İlçesinin 13,5 km kuzeybatısında yer alan Yazılıkaya Köyü’nün güneybatısındaki kayalık platform üzerinde yer alır.  Midas kentinin doğusunda 1453 m. rakıma sahip Toptepe, güneyinde  Deveeriği Tepesi, batısında kayalık yükseltiler yer alır. Bölgedeki en önemli yerleşmelerden birisidir.</p>
<p>Yerleşmeye 19. Yüzyılın sonlarında Midas Kenti adını veren ilk araştırmacı, W. M. Ramsay’dir. Bu isim günümüzde de hala kullanılmaktadır. Yerlşemeye bu ismin verilmesinin nedeni ise Yazılıkaya / Midas Anıtı’nın üst kısmında kaya yüzeyine kazınmış olan kral Midas’ın ismidir.</p>
<p>Yerleşimin yayılım alanı içinde platoya çıkan kayaya oyulmuş yollar, plato üzerinde anakaya yontularak yapılmış anıtsal ölçekli kaya sunakları, girişleri platodan başlayan merdivenle inilen tonoz örtülü kaya tüneli, güneybatı yönde alt terasta birbiriyle bağlantılı anıtsal girişli, basamaklı üç kaya sarnıcı en önemli yapıları oluşturmaktadır. Yerleşmeyi çevreleyen tüf kayalarda ise fasad, basamaklı sunak ve nişlerden oluşan çok sayıda kült yapısı ve oda mezar bulunmaktadır.</p>
<p>Phryg Döneminde yoğun mimar faaliyetlerine sahne olan yerleşimde,kült anıtları da bu döneme aittir. Kalede, Hellenistik, Roma ve Bizans Dönemlerinde de yerleşim devam etmiştir. Dağlık Phrygia Bölgesinde belli sürelerde kazısı yapılan tek kale burasıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Midas Anıtı &#8211; Yazılıkaya</title>
		<link>https://odunpazari.com/mekanlar/han/tarih-kultur/tarihi-yerler/anitlar/midas-aniti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan Konrot]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 12:46:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dağlık Frigya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://odunpazari.com/?post_type=attraction&#038;p=3389</guid>

					<description><![CDATA[Midas Anıtı, Türkiye'nin Eskişehir ilinde, Han ilçesinin Yazılıkaya Mahallesi'nde bulunan önemli bir tarihi eserdir. Bu, MÖ 600'lü yıllarında inşa edilen ve Antik Frigya döneminde önemi olan bir anıttır. Anıt, Frigya kralı Midas'a atfedilir ve bölgeye 'Midas Kenti' ismi bu anıt nedeniyle verilmiştir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Midas Anıtı, Frigler tarafından 7. yüzyıl MÖ'de yapılmış bir kaya kabartmasıdır ve Antik Frigya'nın en önemli yapılarından biri olarak kabul edilir. Bu tarihi eser, Eskişehir'in Han ilçesinde yer alan ve genellikle "Midas Kenti" olarak da bilinen antik bir kompleksin parçasıdır. Anıt, Frigya’nın dini merasimler için bir merkez olduğuna işaret eder ve talep edilen alanlarda önemli bir bilimsel eğilim oluşturmuştur.</p>
<h3>Tarihçe</h3>
<p>Midas Anıtı, Frigya Kralı Midas adına yapılan büyük bir ortak kaya yapıdır ve adını Frigya'nın en ünlü kralı Midas'dan alır. 7. yüzyılda MÖ, Frigler tarafından inşa edilen bu anıt, dini faaliyetler ve ritüeller için bir merkez olarak kullanılmış olabilir. 'Midas Kenti' ismi, bu bölgenin bir dönem Frigya'nın başkenti olabileceği fikrine dayanmaktadır. Ancak, yapı hala gizemini koruyor çünkü bu konunun doğruluğunu kanıtlayacak somut deliller henüz bulunamamıştır.</p>
<h3>Mimari ve Yapısal Özellikler</h3>
<p>Midas Anıtı, kireç taşı bir yüzeye oyulmuş büyük bir kabartmadır ve çeşitli yazılar ve figürler içerir. Ana yapı, bir kapı formunu andıran geniş bir alandan oluşur ve bunun çevresinde bilinmeyen dini semboller ve antik Frig dilinde yazılar bulunur. Frig dili, Antik Yunanca'ya benzer bir alfabesi olan bir Hint-Avrupa dilidir ve bu anıtta bulunan yazıtlar, Frig dilinin anlaşılmasında önemli deliller sunar.</p>
<h3>Kültürel ve Kurumsal Bağlam</h3>
<p>Midas Anıtı, Frigya uygarlığına ilişkin değerli bilgiler sağlar ve bu antik toplumun dini, sosyal ve politik yaşantısını anlamada önemli bir yere sahiptir. Aynı zamanda, anıtın Frig dini ritüellerinin merkezi olabileceğine dair işaretler taşımasının yanı sıra, Frig kültürü ve dili hakkında da önemli bilgiler içerir. Bu yönleriyle, Midas Anıtı'nın binlerce yıllık Frig tarihine, kültürüne ve diline ışık tuttuğu görülmektedir.</p>
<h3>Koruma, Belgeler ve Arşiv Niteliği</h3>
<p>Midas Anıtı, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın denetiminde olan bir arkeolojik alandır. Anıt ve çevresi, yasal düzenlemelerle koruma altına alınmış olup, buradaki tüm kazı ve incelemeler yetkili mercilerin denetimi ve izni altında gerçekleştirilmektedir. Midas Anıtı'nın, antik döneme ait önemli bir kültürel varlık olarak, kültürel ve tarihsel değeri koruma amacıyla belgelendirilmiş ve arşiv niteliği taşıdığı kabul edilmiştir.</p>
<h3>Şehrin Kültürel Mirasındaki Önemi</h3>
<p>Midas Anıtı, Eskişehir ve daha geniş çapta Anadolu'nun tarihi ve kültürel kimliğinin bir parçasıdır. Anıtın, Antik Frigya uygarlığına ait değerli bilgiler sağlaması ve bu alanda yapılan bilimsel çalışmalara önemli bir katkı sunması nedeniyle önemli bir kültürel miras olarak kabul edilir. Anadolu'nun bu derin tarihini ve kültürünü yansıtan Midas Anıtı, aynı zamanda Eskişehir ve Türkiye'nin dünya çapında tanınmasına da katkı sağlar.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bitmemiş Anıt</title>
		<link>https://odunpazari.com/mekanlar/han/tarih-kultur/tarihi-yerler/anitlar/bitmemis-anit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan Konrot]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Dec 2025 17:28:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dağlık Frigya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://odunpazari.com/?post_type=attraction&#038;p=3517</guid>

					<description><![CDATA[Midas Anıtı'nın 210 metre güneybatısında yer alan Bitmemiş Anıt, Frig kaya anıtlarının yapım teknikleri hakkında önemli bilgiler verir. Cephesindeki mimari orantısızlıklar ve tamamlanmamış durumu nedeniyle bu adı alan anıt, yukarıdan aşağıya doğru işlenerek inşa edilmiştir. Süsleme detayları incelendiğinde Midas Anıtı'ndan sonra yapıldığı anlaşılan bu eser, 7.10 metre yüksekliğinde ve batıya dönük olarak konumlanmıştır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Tarihçe ve Gelişim</h3>
<p>Bitmemiş Anıt'ın ilk çizimleri 1826 yılının başlarında A. ve L. de Laborde tarafından yapılmıştır. Daha sonra ilk gezginlerden C. Texier ve W. Ramsay tarafından eskizleri düzeltilen anıtın, G. Perrot tarafından yeniden çizimi gerçekleştirilmiştir. 20. yüzyılın başlangıcında E. Brandenburg cephenin bitmemiş olduğunu belirtmiştir. Araştırmacılar cephedeki mimari orantısızlıklar olduğu ve anıtın istenilen planda tamamlanamadan bırakıldığı için "Bitmemiş Anıt" adı verilmiştir. Anıtın yapım tarihine ilişkin bir kayıt olmamasına rağmen, süslemesinden özellikle frizlerle palmetlerin incelenmesi sonucu Midas Anıtı'ndan sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.</p>
<h3>Mimari ve Özellikler</h3>
<p>Bitmemiş Anıt'ın yönü batıya doğru dönük olup yüksekliği 7.10 m, genişliği 9.90 m ve yerden yüksekliği 5.50 m'dir. Anıtın çatısı orta derecede eğimli beşik çatıdır. Akroteri belli bir geometrik sisteme göre birbirini kesen iç içe geçmiş karşılıklı iki daire parçasından oluşur. Alt kısımdaki daire içine altı yapraklı rozet motifi yapılmıştır. Alınlık üzeri baklava motifi dizisi ile bezenmiş olup, çatı orta dikmesi kalındır ve iki yanında simetrik olarak iki pencere yerleştirilmiştir. Kalın friz üzerinde kabartma tomurcuk ve palmet motifleri yapılmıştır. Cephe duvarı dikdörtgen şekilde yapılmış, kalın bir çerçeve ile çevrelenmiştir. Üst çerçevede yan yana yerleştirilmiş kare panolardan oluşan bezeme dizisi bulunmaktadır.</p>
<h3>İşlev ve Faaliyetler</h3>
<p>Bitmemiş Anıt, Phryg kaya anıtlarının yapım teknikleri hakkında önemli bilgiler vermektedir. İlk olarak kayanın en üst kısmı düzleştirilerek anıt, yukarıdan başlanarak işlenmektedir. Altta kalan kaya doğal iskele görevini yerine getirmektedir. Böyle bir yöntemin uygulanması ile büyük ölçekli iskele kullanmaya gerek kalmamaktadır. Anıtın yapıldığı tüf kütlesi yaklaşık 21 m yüksekliğindedir. Midas ve Areyastis Anıtı'nda olduğu gibi, kayanın doğal eğiminden faydalanılmış ve öncelikle anıtın işleneceği kaya yüzeyi düzleştirilmiştir.</p>
<h3>Kültürel Önem</h3>
<p>Bitmemiş Anıt, Frigya uygarlığının kaya işçiliği ve mimari anlayışını yansıtan önemli bir kültür varlığıdır. Midas Platosu'nun batısında yer alan anıt, Midas Anıtı'nın 210 m güneybatısında konumlanmıştır. Anıtın bitmemiş olması, Frigya dönemi kaya anıtlarının yapım süreçleri ve teknikleri hakkında benzersiz bilgiler sunmaktadır. Bu özelliği ile arkeoloji ve sanat tarihi araştırmaları açısından büyük önem taşımaktadır.</p>
<h3>Ziyaret Bilgileri</h3>
<p>Bitmemiş Anıt, Eskişehir'in Han ilçesi sınırları içerisinde yer almakta olup, Frig Vadisi içinde bulunan önemli kaya anıtlarından biridir. Midas Anıtı'na yakın konumu nedeniyle bölgeyi ziyaret edenler tarafından rahatlıkla görülebilmektedir. Anıt, Frigya'nın kaya mimarisi ve işçiliğinin gelişim sürecini anlamak açısından ziyaretçilere önemli bir deneyim sunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sümbüllü Anıtı</title>
		<link>https://odunpazari.com/mekanlar/han/tarih-kultur/tarihi-yerler/anitlar/sumbullu-aniti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan Konrot]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 10:31:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dağlık Frigya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://odunpazari.com/?post_type=attraction&#038;p=3520</guid>

					<description><![CDATA[Midas Şehri platosunun doğu eteğinde yer alan Frig anıtıdır. Akroterindeki süslemeler sümbüle benzetildiği için bu ad verilmiştir. Beşik çatılı yapısı, belirgin bir kapı nişi ve niş içindeki dama deseni ile diğer Frig anıtlarından farklılık gösterir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Tarihçe ve Gelişim</h3>
<p>Sümbüllü Anıtı, Frigya bölgesinin en önemli yerleşimlerinden biri olan Midas Şehri (Yazılıkaya) platosunun doğu eteğinde konumlanmıştır. Anıt, platoya çıkan antik yolun yaklaşık 50 metre güneyinde yer alır. İsmini, Fransız araştırmacı Albert Gabriel'in öğrencisi C.H. Emilie Haspels'ten almıştır. Haspels, anıtın çatısındaki süslemeleri sümbül çiçeğine benzettiği için bu ad verilmiştir. Anıt, Frig kaya anıtları geleneği içinde, dini veya anıtsal amaçlarla inşa edilmiş küçük boyutlu bir yapıdır.</p>
<h3>Mimari ve Özellikler</h3>
<p>Sümbüllü Anıtı, küçük boyutlarına rağmen belirgin bir kapı nişine sahiptir. Kuzeydoğu yöne bakan anıtın yüksekliği 3.90 metre, genişliği 3.23 metre ve yerden yüksekliği 1.60 metredir. Beşik çatılıdır ve sümbülü andıran bitkisel motifli bir akroter (çatı süsü) taşır. Alınlık, alt alta kademeli biçimde yerleştirilmiş üç pervaz ile çevrelenmiştir. Çatı orta dikmesinin iki yanında, Areyastis ve Bitmemiş Anıt'ta olduğu gibi simetrik iki pencere bulunur. Cephe duvarı 2.25 m x 3.23 m ölçülerindedir ve yan duvarları kalın bir çerçeve ile sınırlandırılmıştır. Anıt, zaman içinde oldukça tahrip olmuştur.</p>
<p>Niş, dikdörtgen formda olup 2 m x 1.35 m x 1 m ölçülerine sahiptir. Diğer Frig anıtlarından farklı olarak, nişin iç kısmı açık renkli kare biçiminde haçlarla bir dama tahtası deseni oluşturacak şekilde işlenmiştir. Koyu renkli kareler yüksek kabartma tekniğiyle yapılmış ve oyma haç motifi meydana getirilmiştir. Nişin tabanında, bir heykelin yerleştirilmesi için dikdörtgen bir zıvana çukuru bulunur. Aynı şekilde tavanda da bir oyuk mevcuttur. Midas Şehri kazılarında bulunan bir kadın heykelinin benzer bir zıvana sistemiyle buraya yerleştirilmiş olabileceği düşünülmektedir.</p>
<h3>İşlev ve Faaliyetler</h3>
<p>Sümbüllü Anıtı'nın kesin işlevi kaynaklarda net olarak belirtilmemekle birlikte, mimarisi ve nişindeki heykel zıvanası, dini/kült bir amaçla kullanıldığını düşündürmektedir. Niş içine yerleştirilen bir heykel (muhtemelen bir tanrıça veya kült figürü) ile anıtın bir açık hava tapınağı veya adak yeri olarak hizmet vermiş olması kuvvetle muhtemeldir. Midas Şehri platosuna çıkan antik yolun yakınında konumlanması, burada gerçekleşen dini veya törensel faaliyetlerle bağlantılı olabilir.</p>
<h3>Kültürel Önem</h3>
<p>Sümbüllü Anıtı, Dağlık Frigya Bölgesi'nin benzersiz kaya mimarisinin karakteristik ve özgün bir örneğidir. Özellikle niş içindeki dama tahtası desenli ve haç motifli bezemesi, Frig sanatındaki çeşitliliği ve detaycı işçiliği gösterir. Beşik çatısı ve sümbül formlu akroteri ile diğer Frig anıtlarından estetik olarak ayrılır. Anıt, Friglerin dini inançları, anıt yapım gelenekleri ve sembolizmleri hakkında önemli ipuçları barındırmaktadır. Midas Şehri gibi önemli bir merkezin yakınında bulunması, bölgenin kültürel ve dini peyzajını anlamak için değerli bir unsurdur.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hüsrev Paşa Camii</title>
		<link>https://odunpazari.com/mekanlar/han/tarih-kultur/dini-yapilar/husrev-pasa-camii/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan Konrot]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 10:05:32 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://odunpazari.com/?post_type=attraction&#038;p=7768</guid>

					<description><![CDATA[Eskişehir'in Han ilçesinde, 17. yüzyılda Hüsrev Paşa Külliyesi olarak inşa edilen yapıdan günümüze ulaşan camidir. Blok taşlardan yapılmış olan cami, haç planlı olup merkezde pandantifli bir kubbe ve dört yarım kubbe ile örtülüdür. Tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Tarihçe ve Gelişim</h3>
<p>Hüsrev Paşa Camii, Eskişehir'in Han ilçesinde bulunmaktadır. Yapı, aslen 17. yüzyılda inşa edilmiş bir külliyenin parçasıydı. Günümüze ulaşan tek yapı ise camidir. Caminin üzerinde inşa tarihini veya banisini gösteren bir kitabe bulunmamaktadır. Ancak, külliyenin IV. Murad döneminin sadrazamı Hüsrev Paşa'ya ait olduğu, vakfiyesinde belirtilmektedir.</p>
<h3>Mimari ve Özellikler</h3>
<p>Cami, blok taşlardan inşa edilmiştir. Yapıya, tonozlu bir portal ile avludan girilmektedir. Sundurma çatılı bir son cemaat yeri vardır. Cephede üç sivri nal kemerli pencere bulunur. Portal kapının üstündeki süsleme (boya ile yapılmış) sivri kemerli pencereler, petek bölümlü pervazlıdır ve blok taşlardan yapılmıştır. Pencereler sivri kemerli ve pervazlıdır. Yapının güney bölümünde bir bölüm kilise duvarı şeklindedir. Tek şerefeli bir minaresi vardır. Haç planlı olan caminin orta kubbesi pandantiflerle oturtulmuştur ve dört yarım kubbe ile desteklenmektedir. Kubbenin üzeri, kiremit örtülü bir çatı ile kaplıdır.</p>
<h3>İşlev ve Faaliyetler</h3>
<p>Yapı, orijinalinde bir külliyenin merkezinde yer alan cami olarak inşa edilmiş ve ibadet işlevi görmüştür. Günümüzde de bu işlevini sürdürmektedir. Külliyeden geriye kalan tek yapı olduğu için, bölgedeki dini hayatın odak noktalarından biridir.</p>
<h3>Kültürel Önem</h3>
<p>Hüsrev Paşa Camii, 17. yüzyıl Osmanlı mimarisinin Han ilçesindeki önemli bir örneğidir. Sadrazam Hüsrev Paşa gibi önemli bir tarihi şahsiyetle bağlantısı, yapının tarihi değerini artırmaktadır. Mimari özellikleri, dönemin taş işçiliğini ve plan şemasını yansıtması açısından kültürel miras içinde özel bir yere sahiptir. Caminin ayakta kalması, bölgenin Osmanlı dönemindeki sosyal ve dini yaşantısına dair somut bir kanıt teşkil etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hüsrev Paşa Hamamı</title>
		<link>https://odunpazari.com/mekanlar/han/dinlenme-saglik/hamamlar/husrev-pasa-hamami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan Konrot]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:51:12 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://odunpazari.com/?post_type=attraction&#038;p=8124</guid>

					<description><![CDATA[Eskişehir'in Han ilçesinde yer alan yapının kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte, Sadrazam Hüsrev Paşa'nın 1630 tarihli vakfiyesinde adı geçen külliyenin bir parçası olduğu düşünülmektedir. Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı, içten kubbeli, enine sıcaklıklı ve çifte halvetli plan tipine sahip olan hamam, 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore edilmiştir. Günümüzde sağlam durumda olmasına rağmen kullanılmamaktadır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Tarihçe ve Gelişim</h3>
<p>Eskişehir'in Han ilçesinde yer alan yapının kesin inşa tarihini belirten bir kitabesi bulunmamaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde bulunan 747 nolu defterde kayıtlı, Sadrazam Hüsrev Paşa Vakfına ait H.1040/M.1630 tarihli vakfiye, yapının tarihlendirilmesinde temel kaynaktır. Vakfiye kayıtlarından yola çıkılarak, yapının Sadrazam Hüsrev Paşa'nın Han ilçesinde yaptırdığı külliyenin bir parçası olduğu düşünülmektedir. Aynı kayıtlara göre külliyenin inşasına M.1628-1631 yılları arasında başlandığı ve M.1631-1638 yılları arasında tamamlandığı belirtilmektedir. Vakfiye, Hüsrev Paşa'nın burada bir cami, kervansaray ve hamam inşa ettirdiğini ortaya koymaktadır. Bugün Han ilçesinde Hüsrev Paşa Camii olarak bilinen bir cami ve caminin güneybatısında bu hamam bulunmaktadır. Günümüze ulaşmış olan hamamın vakfiyede sözü edilen yapı olup olmadığı kesinlik kazanmış değildir, ancak bu yapı olduğu düşünüldüğünde banisi Sadrazam Hüsrev Paşa'dır. Yapı, 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore edilmiştir.</p>
<h3>Yapı ve Özellikler</h3>
<p>Yapı, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı, içten kubbeli, enine sıcaklıklı, çifte halvetli plan tipindedir. Yapının kuzey cephesinin batısında soyunmalık bölümüne açılan dikdörtgen bir kapı ve bu kapının batısında dikdörtgen bir pencere açıklığı bulunmaktadır. 1999 yılında çıkarılmış olan planda sıcaklık ve soyunmalık bölümlerinin birleştikleri köşede bir kapı açıklığına yer verilmiş olmasına karşın, 2007 yılı restorasyonundan sonra bu açıklığın kapatıldığı görülmektedir. Soyunmalık bölümünün kuzey cephesinden dışa taşkın olduğu görülen sıcaklık bölümünün kuzey cephesinde herhangi bir açıklık görülmezken, 2007 yılı restorasyonundan sonra cephenin doğuya yakın köşesinde külhan bölümüne açılan dikdörtgen bir kapı açıklığına yer verilmiştir. Doğu, batı ve güney cephelerde herhangi bir açıklık bulunmamaktadır.</p>
<p>Yol kotundan oldukça aşağıda kalan soyunmalık bölümüne kuzey cephedeki dikdörtgen kapıdan dört basamaklı bir merdiven ile inilmektedir. Soyunmalık bölümünün batı ve güney duvarları boyunca yüksekçe bir seki dolaşmaktadır. Batı duvarının ekseninde dikdörtgen bir niş bulunur. Doğu duvarının ekseninde sıcaklık bölümüne açılan yuvarlak kemerli dikdörtgen kapı açıklığı bulunmaktadır. Bu kapının kuzeyinde bulunan ve üç basamak ile çıkılan kapı, köşede bulunan tuvalete açılmaktadır. Bölümün ortasına devşirme bir vaftiz teknesi yerleştirilmiştir. Vaftiz teknesinin doğu ve batısına yerleştirilen kare kesitli iki ahşap direk, üst örtüyü taşımaktadır. Ahşap tavanlı bölüm iki yöne eğimli kiremit kaplı çatı ile örtülmüştür. Bu bölümün zemini taş döşelidir.</p>
<p>İki eyvanlı bir düzenlemeye sahip olan sıcaklığın üzeri pandantif geçişli kubbe örtülüdür. Sıcaklığın ortasında mermer kaplamalı altıgen bir göbek taşına yer verilmiştir. Kuzey ve güney yönlerde bulunan eyvanlar tonoz örtülüdür. Eyvanlar, sıcaklık bölümünün zemininden bir seki ile yükseltilmiştir. Bu sekinin üzerindeyse eyvanın doğu, batı ve kuzey duvarları boyunca dolaşan ikinci bir sekiye yer verilmiştir. Kuzey eyvanın doğu, batı ve kuzey duvar eksenlerine mermer birer kurna yerleştirilmiştir. Sıcaklık bölümünün doğu duvarında simetrik bir düzenleme gösteren yuvarlak kemerli iki kapıya yer verilmiştir. Herhangi bir pencere açıklığı bulunmayan bölümün aydınlatılması, kubbedeki fil gözü açıklıklar ile sağlanmıştır.</p>
<p>Sıcaklık bölümünün doğusunda iki halvet hücresine yer verilmiştir. Benzer düzenlemeye sahip olan halvet hücrelerine yuvarlak kemerli kapılardan girilmektedir. Kare planlı olan halvetlerin üzeri pandantif geçişli kubbe örtülüdür. Güneyde bulunan halvet hücresinin güney ve doğu duvarı boyunca bir seki dolanmaktadır. Doğu duvar ekseninde mermer bir kurna bulunan hücrenin kuzey duvarında sivri kemerli, dikdörtgen bir niş yer alır. Kuzey halvet hücresinin doğu ve kuzey duvarları boyunca bir seki dolanır. Doğu duvarının ekseninde su deposuna açılan kareye yakın dikdörtgen bir pencere açıklığına yer verilmiştir. Bu pencerenin altına denk gelecek şekilde mermer bir kurna bulunur. Kuzey duvarda sivri kemerli dikdörtgen bir nişe yer verilmiş olup, bu nişin altında yine mermer bir kurna bulunmaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı olan su deposu beşik tonoz örtülüdür.</p>
<p>Yapının doğu cephesini oluşturan külhan bölümü, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Külhana kuzey cephede bulunan dikdörtgen kapıdan girilmektedir. Bugün giriş kotundan oldukça aşağıda kalmış olan bölüme yedi basamaklı bir merdiven ile inilmektedir. Üzeri içten iki yöne meyilli ahşap kırma çatı ile örtülü olan külhanın, batı cephe ekseninde yuvarlak kemerli, dikdörtgen bir ocağa yer verilmiştir. Zemini taş döşeli olan bölümde, ocak; taş ve tuğlanın belirli aralıklarla kullanıldığı almaşık teknikte, kemer tuğla örgülüdür. Baca kısmı ise moloz taş ve tuğla malzeme kullanılarak örülmüştür. Herhangi bir süsleme unsuruna rastlanmayan yapı, 2007 yılında gerçekleştirilen onarımlar ile bugün sağlam durumdadır.</p>
<h3>İşlev ve Faaliyetler</h3>
<p>Yapı, Sadrazam Hüsrev Paşa tarafından Han ilçesinde inşa ettirilen külliyenin bir parçası olarak hamam işlevi görmek üzere yapılmıştır. Vakfiye kayıtlarına göre, külliyenin gelirlerinin bir kısmı han, cami ve imaretine sarf edilmek üzere düzenlenmiştir. Günümüzde yapı sağlam durumda olmasına rağmen kullanılmamaktadır.</p>
<h3>Kültürel Önem</h3>
<p>Yapı, 17. yüzyıl Osmanlı dönemi mimarisinin bir örneği olarak Eskişehir'in Han ilçesindeki tarihi doku içerisinde önemli bir yere sahiptir. Sadrazam Hüsrev Paşa'nın bölgedeki imar faaliyetlerinin bir parçası olan yapı, dönemin vakıf sistemi ve külliye anlayışını yansıtmaktadır. Vakfiyede cami, kervansaray ve hamamdan oluşan bir külliye tanımlanması, yapının bölgenin sosyal ve dini hayatındaki rolünü ortaya koymaktadır. 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen restorasyon, yapının korunarak gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşımaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
